İşsiz Kocanın İşe Çıkan Karısı 1

Merhaba arkadaşlar, adım Cengiz, anlatacağım olay bundan 3 ay önce başladı. İşlerim gereği Bursa’nın bir ilçesinde olan bir mahalleye yeni taşınmıştım. Yaşım 28 muhasebeciyim bir firmanın muhasebe işlerine bakmak üzere ve tabiki de tanıdık torpiliyle iş için ilçe değiştirmiştim. Firmadan aldığım gelir zamanla bana yetmediği için mahalleye tanınmak istedim. İşten arta kalan zamanlarımda mahalleden komşularımla ve az çok tanıdıklarımla kahvehanede zaman geçirirdim. Yeni tanıştığım insanlara kartımı verir daha çok iş yapmak için çabalardım. Kendimden biraz bahsetmek gerekirse, 1.78 boyundayım sağlıklı bir erkeğim, geniş omuzluyum, güçlü kuvvetli olduğum dışarıdan anlaşılacak şekilde bir fiziğe sahibim. Esmer ve de kısa saçlıyım, her zaman 3 numaradır saçlarım, biraz kirli sakalla dolanırım. Kötü yönlerimse birazcık göbeğimin olması ve vücudumda çok kıl olması. Neredeyse sakallarımla birleşecek olan vücut kıllarım, kollarımdan taşan derecede kol kıllarım yüzünden hemen hemen her gün takım elbise giymek zorunda kalırım. Denize gidemiyorum, tşört giyemiyorum ve de kapri giyemiyorum. Olaya geçecek olursak, hafta sonu her zaman olduğu gibi kahvehaneye gittim. Bir iki tanıdıkla sohbet ettikten sonra yanımıza biri geldi oturdu, selamlaştık diğer arkadaşlar sayesinde ortamda sohbet muhabbet baya arttı. Buranın yerlisiymiş adı semih biraz mülayim bi tipe benzettim. Konuştuğumuz kadarıyla işini falan anlattı bende ne yaptığımı anlattım. Vakit ilerledikçe kafalar denkleşti diğerleriyle birlikte okey oynayıp zaman öldürmeye başladık. Ben semihle ortak oldum diğerlerine karşı oynuyorduk. Bi saat sonra hesabı ödeyen taraf biz olduk. Eve gidecektim semihe kartımı uzattım, numaralaştık falan çıktım yola. Akşamüzeri 6 gibiydi evime giden sokakta yürürken, başımı kaldırmamla ağzımın açık kalması bir oldu. Kısa boylu beline kadar gelen siyah dalgalı saçları olan, siyah dar bir tayt giymiş, yuvarlak kalçaları taytı esnetip altındaki iç çamaşırını belli edecek derecede büyük götlü balık etli biri vardı önümde. Oldum olası büyük götlere zaafım vardır ve göt sikmeyeli uzun zaman olmuştu. Topuklularıyla kenar mahallede yürüyen bu kadını izleyen her erkeğin azacağı gibi bende azmıştım. Evimin yakınına gelene kadar onun götünü izlemiştim arada sesli konuşup onun beni duymasını istedim.
– Nasıl büyüttüler acaba bu götü.
– Üzerinden geçenleri saydın mı güzelim.
– Saatlimi yoksa posta posta mı çalışıyosun.
– Şuna bak ceylan gibide sekiyo. Cinsi laflar atıyordum. Tabi sadece onun duyabileceği şekilde. Bir ara arkasını döndü ve ‘siktirgit pis herif senin gibi krolar yüzünden dolanamıcaz mı lan biz’ dedi. Onu hiç dinlememiştim arkasını döndüğünde onu süzmeye başlamıştım güzelliğiyle büyülenmiştim sanki. Üzerine siyah ince bir hırka almış altına beyaz dar bir body giymiş ufak memelerinin uçları şişmiş ve taytına baktığımdaysa amı biraz kendini belli eder gibiydi. Dudakları dolgun ve rujlu, yüzü makyajlı bakımlı ve de hoş bir kadındı.
– Dolanırsın, dolanırsın tabi seni böyle kim salıyosa dışarı onunla dolansan daha iyi değil mi. Dedim.
– Sana mı sorucam ben kiminle dolanıcamı Allahın hanzosu. Dedi ve yoluna devam etti.
Ertesi gün yine kahvehaneye gittim. Kahvenin önünde dünkü ekip konuşuyorlardı, çektim bi tabure katıldım aralarına sohbet ettik çaylar içildi. Bir ara gözüm ilerden gelen bir kadına takıldı, bu dünkü kadındı. Bu sefer dizlerine kadar bir basma bir elbise giymiş, üzerine dün giydiği beline kadar olan siyah ince hırkasını almış. Kolunda siyah çantası, ten rengi kilotlu çorabıyla uzaktan salına salına geliyordu. O yoldan geçip gidene kadar onu izlemiştim süzmüştüm aklımdan fanteziler geçirmiştim. Arkadan koca götünü izlerken bizimkilere işaret ettim.
– Bunun gibi karılarda var mı ya mahallede, bir içim su şerefsizim, alıcan bunu sabah akşam sikicen bana mısın demez orospu. Bunu tanıyanınız var mı ? dedim.
Herkes dondu kaldı, kimseden ses çıkmadı bi süre. Sonra fatih kulağıma fısıldayarak.
– Semihin karısı lan o ‘dedi. Semih biraz uzağımızda kalmıştı ben bunları söylerken, duymamıştı sanırım. Semih benden uzun boylu, daima sinekkaydı tıraşlı etliye sütlüye karışmayan biriydi.
Günler geçerken benim semihin karısına olan ilgim artmaya başlamıştı işten dönüş saatlerini ezberlemiştim, adını öğrenmiştim, giyimini kuşamını aklıma kazımıştım ne zaman eve gitsem onu düşünerek sikimle oynayarak uyuya kalırdım. Çoğu zaman laf attığım için, artık beni tanımaya bile başlamıştı. Bazen arkasını döner bir iki cümle iltifat ederdim, tokat atmaya çalışır laf söyler yoluna devam ederdi. Bir gün yine arkadaşlarla takılırken semih den konu açıldı. İşten atıldığını öğrendim ve çok kavga ederlermiş karısıyla, aldığı maaş yetmiyomuş karısına üstelik işten de atılınca karısı iyice zıvanadan çıkmış, karısının ismi derya. Bu mahallede orta gelirli olmasına rağmen zenginmiş gibi hava atan, bütün kadınları kıskandırmaya çalışan kendini beğenmiş bir kadındı derya. Bakımlı ve erkekleri kendine hayran bırakan dar kıyafetleriyle sokakta yürüdüğünde ergen veletler bile sikini kaşır, o gidene kadar götünü ve kalın baldırlarını izlerlerdi. Akşam üstü 8 civarıydı hava kararmış, sokak lambaları yanmış ve etrafta çocuk sesleri kesilmişti. Deryayı bekliyordum bugün biraz gecikmişti sonra onu sokağın başında gördüm. Beyaz pantolon üzerine siyah parlak bir şişme mont giymiş topuklularıyla geliyordu. Menzilime girdiğinde bu kez arkasından değil yan yana yürümeye başladım. Önceleri biraz sorguladım onu.
– Kocanla aran pek iyi değilmiş ’dedim.
– Sen benim kocam olduğunu bildiğin halde neden yakamdan düşmüyosun ’dedi.
– Tüm erkekler gizliden gizliye senin peşinde, bense bunu açık açık yapıyorum ne var bunda ’dedim. Bu laftan hoşlandığını belli edercesine güldü.
Biraz ilerde eski bir ev vardı, oraya kadar onunla sohbet ederek, amacımın ne olduğunu belli etmeyerek ilerledim. Evin önüne geldiğimizde bi adım geriledim ve önümde yürümeye başladığında. Elimi ağzına götürdüm ve belinden kavradım. Ne kadar çırpınsa da, kaçmak istese de ona izin vermedim ve eve soktum. Evin bir kapısı yoktu tek katlıydı pencerelerine tahta çakılmıştı ve dışarıdan birinin görme ihtimali yoktu. Çekiştire çekiştire bir odaya soktum bunu. Yanımda getirdiğim koli bandıyla zor bela ağzını bandladım. Ellerini arkadan bandladıktan sonra yere yüz üstü yatırdım deryayı. Kulağına eğilip.
– Kocan sana parayı yetiştiremiyormuş, bundan sonra ben varım. Ona değil bana açacaksın bacaklarını’ dedim.
O çırpınırken pantolonunun üzerinden kalçalarını okşuyordum, avcumu dolduran kalçalarını sıkarak yumuşaklığını ölçüyordum resmen. Elimi beline ordan da pantolonunun içine ve o sıcacık götüne atmıştım. Elim kilotunun içinde özgürce gezinirken derya inim inim inliyor ve çırpınıyordu. Kendimi fazla tutamadım ve çıkardım pantolonunu. Karanlıkta hiç bişey gözükmüyordu. Pantolonundan sonra kilotunuda çıkarmıştım ve bacaklarını iki yana ayırdım. Eğildim ağzımı göt deliğine yasladım ve dilimle deryanın deliğini yalamaya başlamıştım. Biraz debelendikten sonra soluk alışverişi değişen, artık daha sakin ve uysallaşan derya sadece dilimi göt deliğine soktuğumda irkilir olmuştu. Artık onunda zevk aldığını biliyordum. Uzun süre göt deliğini yalayamadım ama deryayı havaya sokmuştum. Ayağa kalkıp bende soyundum. Pantolonumu indirdiğimde az önce aldığım zevkle taş kesilen sikim belime vurmuştu. Telefonun ışığıyla pantolunu bi kenara bıraktım, deryayı kaldırarak oturmasını sağladım. Hala elleri bağlı bi şekilde karşımdaydı. Bacaklarını karnına çekerek duvara yaslandı. Onun yanına giderek yüzüne gelecek şekilde hizaladım sikimi. Saçlarından tutup yüzünü sikime sürüyordum. Telefonun ışığıyla ona sikimi biran olsun göstedim ve ‘’gavat kocanda bu kadar malafat var mı lan’’ dedim. Ağzındaki bandı çıkarır çıkarmaz soktum ağzına. Yüzünü sağa sola çevirsede kurtulamadı yaraktan. İki elimle saçlarından tutup sakso çektiriyodum orospuya. Sikimin her yanı ıslanana dek siktim deryanın ağzını. Çıkardığımda soluk soluğa kalmıştı. Yalvarmaya başlayıp gözlerinden yaşlar süzülürken koltukaltlarından tutup kaldırımdım ayağa. Arkasını döndürüp biraz domalmasını sağladım ama çok değil. Elimi ağzına sokup sıkıca tutuyordum çenesini. Sikimi amına götürdüğümde karşılaştığım ıslaklık ben daha çok gazlamıştı ki tüm kaslarımı kasarak amına girdim. Derya konuşamadığı için inliyordu. ( ııııhhhg ) diye bir ses geldi elim ağzında olduğu için. Ben onu sikerken hiçbir şey düşünmeden köklüyordum. Elleri arkadan bağlı, ağzında konuşmamasını sağlayan bir el ve amı zevkten vıcık vıcık zevk suyu olmuş olan deryanın bacakları titriyordu. Yarağımı tıraş etmediğim için diplere doğru kıllar amıyla buluştuğunda onu delirtiyordu. Yalvarmayı bırakan derya olayın seyrine kendini kaptırmış gibi sadece ıııhh ahhh ımm ayy tarzı sesler çıkararak amına tüm gücümle girdiğimde götünü bana doğru iterek en derine almak istediğini belli etmişti. Elimi ağzından çıkardım, belini sıkı sıkı tutup aynı sertlikte amına girişlerim devam ederken, başını bana dönmüş ağzı açık oohh uuuuu uhh diye inlemesi beni deli etmeye yetmişti. Fazla dayanamadım hemen amından çıkarıp kalçalarına doğru az bir otozbirden sonra zangır zangır boşaldım. Başını duvara dayayıp dengesini sağlayan derya .
– Artık çöz beni kocam evde bekliyo. Diye yalvarmaya başlamıştı, kollarını çözdüm. Üstünü giyinmesini bekledim ve tekrar sıkıştırdım, sarıldım.
– Bunu kimseye söyleme, al şu parayı eğer birine söyler ve başım derde giderse içine birden fazla kişiyi alırsın. Kocanı bağlarım seni siktiririm hayatın kararır. Yada gizliden gizliye para kazanmak istersin ve beni kocanın telefonundan ararsın. Dediğim gibi kimseye söylemeyeceksin paraya ihtiyacın olduğunda ben karşılıcam. Bedelinin ne olduğunu biliyosun.
Ben bunları söylerken beni itmeye çalışan deryanın okşamadığım yeri kalmamıştı. O gece evime gittim ertesi gün gece 12 buçuk gibi telefon çaldı semih arıyordu. Açtım telefonu sessizce bana.
– Tamam kimse bilmeyecek ama sende kimseye söylemeyeceksin’dedi. Derya sikişmeyi ve para kazanmayı kabul etmişti. Biraz sessizce konuşup kapadık telefonu. Sonraki hafta için plan yapmıştım ve onun tekrar beni aramasını bekliyordum. Çok geçmeden aradı, olacakları söyledim kabul etti. Sonraki hafta…

Hikaye gerçek değildir. Biri için yazılmıştır, yani hayal ürünü bişey. Eğer beğenilirse devamı yazılacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir