Yine Otobüste

Yine Otobüste
On dört yaşında memelerim küçük birer kavun boyuna erişmişti. Annem devamlı küçük boy sutyenler aldığından kavuncuklarım devamlı sutyenlerin üzerinden fırlıyor yahut çok sıkışıp canımı yakıyordu. Onun için okuldan çıkar çıkmaz sutyeni çantama atıp onları gömleğimin altında serbest dolaşıma çıkartıyordum.
Yine böyle bir günde okul çıkışı maç dağılımına denk geldi. Durağa geldiğimde, kazma suratlı, yarma vücutlu, goril gibi kılları göğüslerinden taşan bir sürü magandanın ortasında kaldım. Bu hayvan sürüsü sutyensiz kavunlarımın gömleğimin içinde bıngıl bıngıl oynadığını görünce, salyalarını akıta akıta ellerini ceplerine sokup siklerini sıvazlamağa başladılar. Otobüs geldiğinde tıklım tıklımdı. Ayağımı ilk basamağa atar atmaz bir anda onlarca el tarafından götten, bacaklarımdan ve memelerimden avuçlanarak, kendimi en az 10 magandanın arasında, arka sahanlığın ortasında buldum. Birden boğazıma bir bıçak dayandı ve arkamdan bir ses : “sesini çıkartırsan gırtlağını kesiveririz” dedi. O anda bir taciz çetesinin içinde kaldığımı anlayıverdim. İşin tuhafı çok korkmama rağmen minicik amcığımın sulanmağa başladığını fark ettim. Bekaretim daha sonra anlatacağım bir hikayede daha 12 yaşındayken elden gitmişti zaten.
Sesimin çıkmayacağını anlayınca bıçak ortadan kaldırıldı. Külotum parçalanarak çıkartıldıktan sonra kürek gibi bir elin orta parmağı sulanan amcığıma dalıverdi. Aynı anda bacak arama yılan gibi bir şeyin dalıp oraya anında bellerini boşaltmağa başladığını gördüm. Hayvan içime bile giremeden hemen orada gelmişti. Daha sonra en az kolum kadar başka bir yarrak, amcığımdan akan suları alıp onu sıvazlayarak tam ağzına yasladı ve “şlok” diye bir ses çıkartarak içime gömülüverdi. Ağzımdan gayri ihtiyari “ohhh” diye bir ses çıkınca önümdeki sakallı at suratlı şey saçlarımdan kavrayarak dudaklarıma yumuldu. Yarmanın ağzı o kadar büyüktü ki, dudaklarımı değil bütün yüzümü emiyordu. Bende sinirlenip o sakallı at suratını ısırmaya başladım. Bu onu dahada aşka getirip dilini kulaklarıma sokmasına sebep olunca, bende titreye titreye sularımı fışkırtmağa başladım. Bütün bunlar diğerlerini kudurtmuştu. İki yandan saldırarak çözdükleri gömleğimin içinden fırlayan kavuncuklarıma yumularak, onları “cak cuk” sesler çıkartarak ve salyalarını akıtarak, emip, ısırıp çürütmeğe başladılar. Önümdeki beni kucaklamış ve göt yanaklarımı kürek gibi ellerinin arasında sıkıp mıncıklayarak sikerken, birden göt deliğimin kremlendiğini fark ettim. Hafifçe arkama dönerek göz attığımda, inanılmaz uzunlukta ve genişlikte kapkara bir yılanın nabız gibi atarak o minicik göt deliciğimi çatır çutur genişlete genişlete girdiğini gördüm. Artık titremelerim kronik bir hal almış, körpeliğimin verdiği enerjiyle, nemfoman karılar gibi iki dakkada bir boşalmağa başlamıştım. Önümdekinin yüzü ve omuzları ısırıklarımdan kanlar içinde kalmıştı.
Derken yer değişerek sikmeğe başladılar. Anlaşılan bütün çete aynı bokun soyuydu. Hepsinin yarrakları en az kolum kadar, enleride iri bir salam genişliğindeydi. Artık zevk ve acıdan bitap düşmüş söylenmeğe başlamıştım. “AAAH! HAYVANLAR ne biçim sikleriniz var sizin” .” Bittim artık yeteeer” “AMA OOOH yine girdiler işte” HADİ SİKİP BİTİRİNDE GİDEYİM ARTIK “ diye bağırınca, bir tanesi saçlarımdan tuttuğu gibi yüzümü aşağıya doğru eğip o kazmasını gırtlağıma kadar sokup sesimi kesiverdi. Bu ötekilere de ilham verince, bu sefer balgamlarımı akıttıra akıttıra boğazımı sikerek yüzüme gözüme boşaltmağa başladılar.
Bir ara otobüsün tenhalaşmasını fırsat bilip kendimi dışarı attım ve derhal bir taksiye atlayarak eve zor döndüm. Bu olay hayatımda yeni bir pencerenin açılıp beni dünyanın en zengin kadınlarından biri olmamı sağladı. Bunu size daha sonraki hikâyelerimde anlatacağım. Hadi şimdi doğru otuz bire koşun abazalar ordusu sizi!!!
Ama çok iri bir yarrağınız varsa vede yakışıklı iseniz belki de bir gün benimle tanışırsınız…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir